Obsesif Kompülsif Bozukluk (OKB)

17
Oca

Obsesif Kompülsif Bozukluk (OKB)

Obsesyon, kişinin kontrol edemediği, tekrarlayan, istenmeyen, mantıksız bulunmasına rağmen zihinden uzaklaştırılamayan düşünce, dürtü ve imgelerdir. Bu istenmeyen düşünce, imge ve dürtülerden kurtulmak için başvurulan ritüel tutum ve davranışlara da kompülsiyon adı verilir.

Obsesif kompülsif bozukluğu olan kişiler tekrarlayan zorlayıcı düşünceler (obsesyon) nedeniyle aşırı kaygı hissederler ve bu kaygıyı azaltmak için bazı ritüel davranışlara (kompülsiyon) başvururlar. Ritüeller kaygıyı geçici süre ile azaltsa da obsesif düşünce tekrar geldiğinde ritüel de kendini tekrar etmek ister. Obsesyonların kaygı seviyesini fazlasıyla arttırması sebebiyle kişi bu kaygıyı gidermek ve rahatlamak için kompülsiyonlara başvurur.
Klinik olarak en sık rastlanan obsesyonlar; bulaşma korkusu, cinsel ya da saldırgan tepkiler göstermeye dair korkular, bedensel fonksiyonların bozulmasına ilişkin hastalık korkularıdır. Obsesyonlar aşırı şüphecilik, erteleme ve kararsızlık ile de kendini gösterebilir.

Kompülsif davranışları yerine getirme zorunluluğu hisseden birey, bu kompülsif eylemi yerine getirmediğinde ortaya çıkabilecek sonuçlardan korkmaktadır. Eğer davranışı yapmazsa kafasındaki felaket senaryolarının gerçekleşeceğini düşünmektedir. Kompülsiyonlar sıklıkla temizlik ve düzenle ilgilidir ve saatler alan ritüellerle ortaya çıkar.
Kompülsiyonlar çok çeşitli olabilir: sayı saymak, bazı sayıları ve cümleleri söylemek, uğurlu bir eşyaya ya da bedenin herhangi bir bölümüne dokunmak, kapıları defalarca kilitlemek, kilitlenip kilitlenmediğini kontrol etmek, defalarca bakarak ocağın sönmüş olduğundan emin olmak gibi aşırı kontrol içeren eylemleri içerir.

Obsesyon ve kompulsiyonlar:
1. Bir düşünce, imge, dürtü kişinin bilincine tekrarlayıcı şekilde zorla girer.
2. Bu duruma kaygı ya da korku hissi eşlik eder.
3. Hissedilen yoğun kaygı kişiyi obsesif düşünceye karşı tedbir almaya iter ve kompülsiyonlar ortaya çıkar.
4. Obsesif kompülsif bozukluğu (OKB) olan kişi çoğunlukla obsesyonlarının mantıksız olduğunun farkında olur ancak engellemekte güçlük yaşar.

Obsesyonlarla mücadele etmek ve kompülsif davranışlara başvurmak kişi için oldukça zaman kaybettiricidir ve kişinin günlük yaşamını, mesleki işlevlerini, sosyal ilişkilerini olumsuz etkileyebilir. Her on dakikada bir karşı koyamadığı bir ihtiyaçla ellerini yıkayan, geçtiği her kapının koluna dokunan, yürürken yerdeki çizgilere basmamaya çalışan kişi sosyal çevresi tarafından eleştirilere, aşağılanmalara ve yargılamalara maruz kalabilir.

Obsesif Kompülsif Bozukluğun Nedenleri
Genetik faktörlerin OKB üzerinde belirleyici bir etkisi olduğu araştırmalarla desteklenmektedir. İkizlerle yapılan çalışmalarda, ikizler arasında OKB görülme olasılığının yaklaşık %35 olduğu görülmektedir. Ayrıca beyindeki nörotransmitterlerde oluşan bazı düzensizliklerin OKB’nin oluşumunda rolü olduğu belirlenmiştir. OKB’nin nedenine ilişkin kuramsal açıdan farklı yorumlar yapılmaktadır. Psikanalitik kurama göre erken dönemde verilen katı ve baskıcı tuvalet eğitimi ve anne babanın cezalandırıcı tutumlarının cinsel ya da saldırgan dürtüleri tetiklemesiyle ortaya çıkmaktadır. Bilişsel davranışçı kurama göre erken dönemdeki öğrenmeler ve pekiştirmeler obsesif davranışları ortaya çıkarmaktadır.

Tedavi
OKB’nin tedavisinde en olumlu sonuçları veren yöntem, ilaç ve psikoterapinin bir arada kullanılmasıdır. Serotonin düzensizliğini dengelemek için serotonerjik ilaçlar kullanılmaktadır. Psikoterapi sürecinde kaygıyla yüzleşme ve ritüel davranışı durdurma üzerine odaklanılır.

Leave a Reply