Panik Bozukluk & Panik Atak

17
Oca

Panik Bozukluk & Panik Atak

Panik bozukluğu yineleyen, beklenmedik ve açıklanamayan panik ataklarla kendini gösterir.
Panik atak, dakikalar içinde doruğa ulaşan yoğun bir korku, kaygı ve içsel sıkıntı ile tetiklenen bir nöbettir. Yaşanan nöbet durumuna panik atak denilebilmesi için aşağıdaki belirtilerden en az dört tanesinin ortaya çıkması gerekir:

-Çarpıntı, kalbin hızlı hızlı atması
-Terleme
-Titreme ya da sarsılma
-Soluğun daralması ya da boğuluyor gibi olma hissi
-Göğüs ağrısı ya da göğüste sıkışma
-Bulantı ya da karın ağrısı
-Baş dönmesi, ayakta durmakta güçlük çekme, sersemlik hissi, bayılacak gibi olma
-Titreme, üşüme ya da ateş basması
– Bir yeri hissetmeme ya da karıncalanma gibi uyuşmalar
– Depersonalizasyon (kendinden kopma, kendine yabancılaşma hissi), derealizasyon (kişinin kendi bedeni dışında olma ve dünyanın gerçek olmadığı duygusu)
-Kontrolü kaybetme, çıldırma, delirecek gibi olma ve ölüm korkusu

Panik ataklar bazen haftada bir ya da daha sık olur, genellikle dakikalarca bazen de saatler sürer. Ataklar araba kullanmak gibi belirgin durumsal tetikleyicilerle ortaya çıkabileceği gibi, gevşeme hali, uyku gibi tehlikesiz görünen ve beklenmedik durumlarda da ortaya çıkabilir. Belirli bir duruma bağlı olarak ortaya çıkan panik ataklar önceden kestirilebilir.

Panik bozukluk genellikle erken yetişkinlik döneminde başlamakta ve yoğun stresli bir yaşam olayının ardından ortaya çıkmaktadır.

Nedenleri
Araştırmalar panik bozuklukta genetik yatkınlığın önemli olduğunu göstermektedir. Biyolojik açıdan paniğe, beyindeki nöradrenerjik sistemdeki aşırı aktivitenin neden olduğu söylenmektedir.
Panik bozukluklarında ana psikolojik açıklama, korkudan korkma hipotezidir. Panik atakların beklenmedik şekilde gelmesi kişide panik atak geçirme korkusu yaratır. Bu korku, fizyolojik semptomlarını yanlış yorumlamalarına neden olur. Kalp çarpıntısındaki hafif bir değişiklik panik atağa uzanacak kadar felaketleştirilerek bir kalp krizi olarak algılanır.
Bilişsel yorumlamalar da panik atakları tetiklemektedir. Kişinin “Ölüyorum”, “Deliriyorum” gibi felaket çağrıştıran sözleri tekrarlaması fiziksel semptomların artmasına ve panik atak yaşamalarına neden olur.
Kontrol kavramı da panik bozuklukla ilişkilidir. Panik bozukluğu olan hastalar, toplum içinde atak geçirdikleri takdirde kontrolü kaybedeceklerine dair büyük bir korku duyarlar.

Leave a Reply